Yaşam

Havva’nın Üç Kızı

11 Temmuz 2016

 “Bazı insanlar dünyayı değiştirmek istiyor, bazıları eşlerini ya da arkadaşlarını. Kendini değiştirmek isteyense çok az.”

Bu hafta kendi tarzımın biraz dışına çıkıp , her çıkardığı kitapla en çok satanlar listesinin başında yer almayı başaran Elif Şafak’ın “Havva’nın Üç Kızı” kitabını okudum . Başlamadan önce aklıma gelen ilk soru “Bu kitabı bu kadar kısa sürede böylesine sevdiren neydi ?” oldu.

Kitap birbirinden farklı üç kadın ile çıkıyor karşımıza; Peri, Mona ve Şirin. Bir başka deyişle şaşkın, inanan ve günahkar… 1980’li yıllarla günümüz arasında gidip gelen romanda Elif Şafak’ın da dediği gibi kendi kendine yazık eden Türkiye anlatılıyor. Aslında son zamanlarda hepimizin kafasını kurcalayan sorular, endişeler yansıtılıyor.

Kahramanımız Peri alkolik bir baba ile dindar bir annenin 3. çocuğu olarak büyümüş. Haliyle de zor bir çocukluk geçirmiştir. Kendini her zaman babasına daha yakın hissetse de din konusunda ki belirsizliği onu her gün huzursuz etmeyi başarmıştır. Küçük yaşta merak ettiği, cevapsız bir sürü soru biriktirmiş ve yaşamı boyunca bu soruların cevabını aramakla meşgul olmuştur.

Peri’nin annesine bakarsak, sorgulamadan, okumadan hacı hoca takımının dediği her şeyi kabul eden dindar kesimden demek mümkün. Babası ise Kemalist. Dolaysıyla evlilikleri de kolay yürümemiştir. Peri ise hayatını sürekli bu çelişki içerisinde, kimseyi kırmadan geçirmeye çalışmıştır. Bunu yaparken de epey bir yorulmuş, zaman zaman yaşından büyük sorumluluklar altında kalmıştır. Kendini her zaman babasına daha yakın hissetse de din konusundaki sorularını da bastıramamıştır. Fakat Peri için din,  annesinin gözünden göründüğü gibi de değildir.

Processed with VSCO with hb2 preset

“Nasıl oluyordu da aynı varlık, dolayısıyla tek hakikat, bu kadar farklı algılanabiliyordu?”

Sadece din konusunda değil 80’lerde yaşanan siyasi sorunlardan da Peri’nin ailesi nasibini almış ve abilerinden bir tanesi o dönemin çoğu genci gibi hapse girmek durumunda kalmıştır.

Fakat, Peri’nin hayatı asıl İngiltere’ye gittiğinde değişmeye başlamıştır. Oxford’da üç Müslüman kız… Peri, Mona ve Şirin yani şaşkın, inançlı ve günahkar. Hocaları Azur sayesinde aynı evi paylaşmak zorunda kalan bu üç kızın gözünden farklı inanış biçimlerine tanıklık ediyoruz. Azur ise üniversitede verdiği “Tanrı” dersiyle nam salmış birisidir. Elif Şafak, romanda Tanrıyı sorgularken aslında bilgiyi aramıştır. Bilgiyi aramanın ise kendini aramak olduğunu vurgulamıştır.

 “Küçümseme, dışlama kimseyi; hiç olmazsa anlamaya gayret et; Zira yalnızca Öteki’nin aynasında, Görebilir insan Tanrı’yı…

Romanda işlenen aşk teması da pek alışık olduğumuz türden değildir. Seneler sonra bile Peri’nin yüzleşmesi gereken bir sorun olarak hayatında yer eden bir konu haline gelir ve belki de kendinden ve duygularından kaçışını açık bir şekilde sembolize eder.

Son olarak kitapta 2016 yılına baktığımız zaman ise maalesef çok iç açıcı bir tablo ile karşılaşmıyoruz. Bu zaman diliminde Peri evli ve çocuklu bir kadın olarak karşımıza çıkıyor . Fakat var olan sahte insanlardan, gösteriş merakından ve bitmek bilmeyen bu materyalist yaşamdan oldukça sıkılmış bir halde. Geçmişinde çözümleyemediği sorunlarını her zaman bir yük şeklinde sırtında taşımış, belki de kaçmış. Kitap son sayfasına kadar gizemini koruyor. Bu yüzden de sizlere sonuyla ilgili detaylı bir bilgi vermek istemedim. Fakat yansıtılan toplum açısından baktığımızda sahte insanların var olduğunu, değer yargılarının değiştiğini söylemek mümkün.

Günümüzde aslında hepimizin düşüncelerini, endişelerini anlatan bu roman bu kadar yoğun konuları sade ve basit bir dille anlatmayı başarmış. Ben sadece Şirin ve Mona hakkında biraz daha bilgi sahibi olmayı ya da onları daha uzun bir süre Peri’nin hayatında bulmayı isterdim. Fakat bunun sebebi biraz da kitabın adından kaynaklanıyor olabilir. Bu konularda söylenecek çok şey olmasına rağmen en önemli olanları açık ve net bir şekilde yansıtıldığını düşünüyorum. Umarım ülkemizin gidişatı konusunda hepimize ışık tutar.

“Hem bilgini önemse, hem bildiklerini sorgula. Asla bir yere demir atma. Adresin değil, sadece ayak izlerin olsun bu dünyada….”

 

 

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.