Genel, Mutfak/Mekan, Seyahat, Yaşam, Yurtdışı, Yurtiçi

Cennetten Bildiriyorum: Kaş

30 Ağustos 2017

Günümüzde neredeyse herkesin dilinde olan “Şöyle Ege-Akdeniz taraflarında bir evin olacak” ile başlayıp, “ama daha erken, emekli olduktan sonra” ile biten cümlelerin içinde yer alan hayallerin gizli öznelerinden biri olan Kaş’ı anlatacağım bugün sizlere. Kaş’ı tek bir cümle ile özetlemek gerekirse, “Buraya ilk gelişimdi ama bundan sonra her sene gelirim.” diyebiliriz. Havasından mıdır, denizinin güzelliğinden midir yoksa rakının yanındaki mezeler eşliğinde edilen keyifli sohbetinden midir bilinmez ama gerçekten büyüleyici bir yer burası. Eğer hala Kaş’ı görmediyseniz bu yazıdan sonra tekrardan bir düşünün derim. Gidip – görenler için de umarım tekrar gittiklerinde farklı tatlar ve deneyimler yaşamalarına ufak da olsa bir katkı sağlayabilirim. Kaş’ın en büyük dezavantajlarından biri (İstanbul’a göre) biraz uzakta kalması ama buna rağmen son yıllarda popülerliğini katbekat arttırmakta. Sanıyorum ki, insanlar biraz daha farklı şeyler arıyorlar artık. Bunun yanında avantajı da sezonunun neredeyse Nisan’da başlayıp duruma göre Ekim sonu ve Kasım’ın başına kadar devam etmesi. Şimdi Kaş’a ulaşımın nasıl sağlanacağından bahsedelim.

IMG_3900

Nasıl Gidilir?

Havayolu ile: Kaş’a uçakla ulaşım sağlamak için iki farklı havalimanı seçeneği bulumakta; Dalaman ve Antalya. Dalaman 148 km, Antalya ise 204 km uzaklıkta yer alıyor. İki havalimanından da araç kiralayabilir, transferler ve toplu taşıma ile Kaş’a ulaşabilirsiniz. Eğer havayolu ile gelip araç kiralamayacaksanız da çok şey kaybedebilirsiniz çünkü Kaş’ta gezilecek-görülecek fazlasıyla yer mevcut.

Karayolu ile: Ülkemizin birçok turistik noktasına olduğu gibi buraya da şehirler arası otobüs yolculuğu yaparak gelebilirsiniz. Kamil Koç, Ulusoy ve Pamukkale gibi otobüs firmaları buraya gelmekte. Yolculuğunuz (uzak mesafelerden geliyorsanız) molalarla birlikte biraz uzun sürecektir. İstanbul’dan yaklaşık olarak 15 saatte varabilirsiniz. Aracınız ile gelmeyi düşündüğünüzde ise İstanbul’dan 11, Ankara’dan 9, İzmir’den de 6 saatte Kaş’a varabilirsiniz.

IMG_4032

Kaş’ta Ulaşım

Arabanız ile gitmemiş veya havalimanından kiralamamışsanız Kaş bölgesi içerisinde toplu taşımayı kullanabilirsiniz. Minibüs ve Özel Hak Otobüsleri ile Kaş’ın mahallelerine ve plajlarına gidebilirsiniz. Minibüsler ile Gökseki Mahallesi, Çukurbağ Yarımadası, Akçagerme Plajı ve Ağullu Mahallesi’ne ulaşım sağlayabilirsiniz. Bunların yanı sıra daha hızlı bir seçenek olarak taksileri kullanabilirsiniz.

Nerede Kalınır?

Kaş’ta kalmak için çok fazla lokasyon seçeneği yok. İki seçenek var; birincisi Kaş Merkez, ikincisi ise Çukurbağ Yarımadası. Akşam alkol alıp araçla dönme sıkıntınız olmamasını, her yere kolay bir şekilde ulaşmayı ve her şeyin elinizin altında olmasını istiyorsanız Kaş Merkez’de kalmanızı tavsiye ederim. Daha sessiz ve sakin bir yer istiyorsanız da bunu Çukurbağ Yarımadası’nda rahatlıkla bulabileceğinizi söyleyebilirim. Tabii Çukurbağ Yarımadası’nın, Kaş Merkez’e göre daha pahalı olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Kaş’ta eğer merkezde kalmak isterseniz çok fazla seçeneğiniz var. Maalesef kaldığım oteli sizlere tavsiye edemeyeceğim, çünkü rezervasyon yaptırmakta geciktiğimden otellerin neredeyse tamamı doluydu. Sizler de biraz araştırarak güzel bir otel bulabilirsiniz fakat benim sizlere önerim (kalmamış olsam da gözlemlerim ve araştırmalarım ile) Upper House Hotel olacak. Çarşının içinde her şeye fazlasıyla yakın olan güzel bir otel, gitmeyi düşünüyorsanız araştırmanızı tavsiye ederim. Çukurbağ Yarımadası’nda ise Villa Hotel Tamara, şiddetle tavsiye ediyorum. Otel, dışarıdan beach kısmı için misafir kabul ediyor, ben de bu şekilde oteli inceleme fırsatı buldum. Çok güzel bir manzarası, havuzu ve denizi var. Bu konuda yazı değil de fotoğraflar daha etkili olacaktır diye düşünüyorum. Oteller dışında tabii ki de airbnb aracılığı ile Kaş’ta ve Çukurbağ Yarımadası’nda bütçenize göre evler veya villalar kiralayabilirsiniz. Özellikle Çukurbağ Yarımadası’nda infinity poolu olan ve çok güzel manzaraya sahip villalar veya müstakil evler var.

IMG_3621

IMG_3899

IMG_3898

IMG_3897

(Villa Hotel Tamara’dan birkaç fotoğraf)

Otelde veya evde konaklamak dışında aslında Kaş’a çok da uygun olan bir diğer seçenek ise; kamp yapmak. Likya Yolu üstünde bulunan Kaş, her sene binlerce kampçıya ev sahipliği yapıyor. Bunlar için de campingler mevcut. En çok bilinen ve tercih edileni Kaş Camping. Kaş Merkez’e yakın olması nedeniyle yoğun bir ilgi var buraya. Bunlar dışında da Can Mocamp ve Olympos Mocamplar da kampingler arasındaki seçeneklerden. Kamping dışında ise “Hastane” diye adlandırılan ve antik tiyatronun karşısında bulunan alana veya bizim de geçen sene yapmış olduğumuz gibi İnceboğaz Plajını Çukurbağ Yarımadası’na giden yönde geçtikten sonra solda kalan alana kamp atabilirsiniz. Buradaki kamp alanımız dair fotoğrafı bir önceki yazımda paylaşmıştım. Dilerseniz buradan bakabilirsiniz.

Kaş’ta Neler Yapılır?

Kaş’ta yapılacak birbirinden farklı şeyler fazlasıyla mevcut. Mavinin en güzel tonlarına sahip koylarında denize girebilir, antik şehirleri dolaşabilir, dalış, paragliding (yamaç paraşütü) veya tekne turu yapabilirsiniz. Gelin birer birer ele alalım bunları.

-Uzun Çarşı’yı Gezin

Uzun Çarşı’nın gündüzü ayrı gecesi ayrı renklidir. Gündüz begonvil kaplı rengarenk sokaklarında baharın/yazın keyfini çıkarabilirsiniz. Şık butikler, antikacılar, restaurantlar ve hediyelik eşya dükkanlarının arasından Aslanlı Lahit’e çıkıp, Likyalılardan kalmış olan bu kral mezarını da görebilirsiniz. Yaz ayların öğlen saatlerinde gezmenize sıcaklık pek müsade etmeyebilir, işte bu tür zamanlar da sizler de benim gibi akşam/gece gidip yine aydınlık ve capcanlı bu çarşıyı gezebilirsiniz.IMG_3891

(Uzun Çarşı’da akşam saatleri)

Antik Kentleri Görün

IMG_9881

Kaş geçmişten beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerin de ilgi odağı olmuştur. Likyalılar, Persler, Helenler, Romalılar ve Bizanslılar derken günümüze kadar gelmiştir. Sadece günümüze kadar gelmekle kalmamış, birden çok tarihi eseri ve şehri günümüze taşımıştır. Gezilebilecek birçok antik kent var, bunları sıralamak gerekirse:

  • Antiphellos Antik Kenti
  • Patara Antik Kenti
  • Letoon Antik Kenti
  • Xanthos Antik Kenti
  • Aperlai Antik Kenti
  • Phellos Antik Kenti
  • İsinda Antik Kenti
  • Kyaneai Antik Kenti

 

IMG_9879

IMG_9813

Mükemmel Tonlarda Yüzün

Kaş, mavi ve yeşilin tonlarını öylesine güzel karıştırmış ki, denize ve deniz altına hayran hayran bakmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Gitmişken tatilinizin uzunluğuna göre her gün ayrı bir yerde denize girebilirsiniz.

  • Küçük Çakıl Plajı: Kaş Merkez’de yer alan bu plaj çakıllar ile kaplı, adını da bundan ve küçük olmasından alıyor. Çok küçük bir alanda olmasından ötürü daha çok yan taraflarında bulunan beachlerden denize girilmekte fakat isterseniz beachlerin Küçük Çakıl’a inen merdivenleri ile oradan da girebilirsiniz. Özellikle Derya Beach birçok kişiden tarafından tercih edilmekte. Kaş’taki birçok beachten farklı bir yapıda olduğundan daha çok genç ağırlıklı diyebiliriz. Giriş ücretli ve kapıda ödediğinizi içeride harcayabiliyorsunuz. Kaş’ın beachlerinde genelde böyle bir ücret algoritması var. Bu arada ayrıca belirtmek isterim, Derya Beach genelde dolu olduğundan, gidecekseniz erken saatte gidin veya rezervasyon yaptırma şansınız varsa onu deneyin. Eğer daha önce Kaş’a gitmemişseniz veya gidip de burayı görmediyseniz hiç değilse bir bakmanızı söyleyebilirim. Aklınızda kalmaması açısından.

IMG_4034

 

(Sol tarafta Derya Beach ve onun hemen yanında küçük motorun arka tarafında içeride kalan yer Küçük Çakıl)

  • Büyük Çakıl Plajı: Büyükçakıl plajı da Kaş Merkez’e yakın olan plajlardan bir tanesi. Araba ile merkezden yaklaşık 6-7, yürüyerek ise 20 dakika civarında yaklaşık 1.5 km uzaklıktaki plaja ulaşabilirsiniz. Çevresinde birkaç işletme bulunmakta bu sayede şezlong, şemsiye, yeme-içme gibi ihtiyaçlarınızı buralardan karşılayabilirsiniz.

IMG_9912

(Yukarıdan Büyük Çakıl Plajı’nın görünümü)

  • İnceboğaz Plajı: Kaş Merkez’den Çukurbağ Yarımadası’na geçtiğinizde adanın ince bir yerinden geçeceksiniz. İşte orası İnceboğaz plajı olarak geçmekte. Buradaki plaj küçük taşlardan oluşuyor. Zamanınız varsa deneyebilirsiniz.
  • Hidayet Koyu: Her ne kadar gidip göremesem de Kaş’ın en iyi koylarından bir tanesi olduğunu, hem gidenlerden hem de Kaş halkından fazlasıyla duydum. Fotoğraflarına açıp bakmanız gitmek istemek için yeterli olacaktır. Suyu fazlasıyla berrak. Kesinlikle gitmenizi tavsiye ediyorum, ben zaman yaratamadığım için gidemedim. Hidayet Koyu, Çukurbağ Yarımadası’nda bulunuyor. Aracınız ile rahatlıkla konakladığınız yerden gidebilirsiniz. Burada “Blanca Beach” ile “Hidayet’in Yeri” adında iki işletme mevcut. İkisi de oldukça güzel hizmet vermekteymiş. Onları da size önerebilirim. Bu koyda carretta carettalar ve orfozlar ile de yüzebilirsiniz.

IMG_4008

(Blanca Beach – Hidayet Koyu)

  • Limanağzı: Açık konuşmak gerekirse burası beni çok etkiledi. Yüzerken hayran kalınır mı demeyin, kalıyormuşsunuz. Limanağzı, Kaş’ın Gata Burnu adındaki çıkıntının kuzeyinde kalan koyların genel adı. Şimdi sizlere buraya dair en önemli detaydan bahsedeceğim; bu koya arabayla ulaşım sağlayamıyorsunuz. Limanağzı’na gitmek için Kaş Limanı’ndan kalkan teknelere binip (Fiyat: 20 TL, gidiş-dönüş tek kişi) ya da Likya Yolu’ndan yürüyerek ulaşabilirsiniz. Burada deniz, “su çok güzel, gelsene” denecek kadar güzel. Yanınızda deniz gözlüğü getirmenizi tavsiye ederim, sadece burası için değil Kaş için de yapabilirim. Limanağzı’nda 3 farklı işletme var ve tekneler yola çıkmadan önce irtibata geçip, hangisi müsaitse sizi oraya götürüyor. Bu işletmeler; Delos Beach, Bilal’in Yeri, ve Nuri’s Beach. Bunlar arasından Bilal’in Yeri ve Nuri’s Beach en çok talep edilenleri. Nuri’s Beach, Sebeda Antik Bölgesi’nin yanında kalıyor. Bu beachte ücretsiz kano mevcut, kanolara binip denizden de kaya mezarlarının olduğu mağaralara doğru gidebilirsiniz ve aynı zamanda Kaş’ın uzaktan ne kadar güzel göründüğünü bir kez daha görebilirsiniz.

IMG_4031

IMG_4029

(Nuri’s Beach – Limanağzı)

IMG_3941

(Limanağzı’ndan Kaş manzarası)

  • Kaputaş: İşte bir süredir sizlerin de mutlaka denk geldiği, yerli ve yabancı sosyal medya hesaplarından Türkiye’ye dair gördüğümüz en ünlü karelerden birinin çekildiği yer burası; Kaputaş plajı. Kaputaş, Kalkan’dan Kaş’a doğru giderken yolunuzun üzerinde kalıyor. Bu nedenle ben buraya hem Kaş’a giderken, hem de dönüşte Kalkan’a geçerken uğradım. Öncelikle burada park yeri büyük bir problem. Özellikle öğlen saatlerinde park yeri bulmak zor oluyor. Tabii buna paralel olarak öğlen saatlerinde plajda da büyük bir kalabalık oluşuyor. Bu nedenle hem kolay park yeri bulmak, hem de kalabalıktan uzak şekilde denizin keyfini çıkarabilmek için sabah erken saatlerde gitmenizi öneririm. Kaputaş plajı küçük bir alanda yer aldığından, burada sadece Kaş Belediyesi tarafından işletilen bir tesis var. Yine plaj da belediye tarafından işletiliyor. Bu yüzden uygun fiyatlarla şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz. (Şezlong fiyatı:5 TL, şemsiye fiyatı: 5 TL) Gelelim Kaputaş’ın denizine. Hevesinizi kaçırmak istemem ama, maalesef Kaputaş’ın denizi, manzarası kadar iyi değil. Daha doğrusu değilmiş. Özellikle tatilimin devamında diğer birbirinden güzel denizlere girdikçe Kaputaş’ta deniz suyunun ne kadar bulanık olduğunu bir kez daha anladım. Bunda muhtemelen kalabalık olmasının da etkisi vardır; ancak yine de Kaputaş’a büyük bir beklentiyle gitmemenizi öneririm.IMG_3293

IMG_3938

IMG_9483

  • Patara: Patara Plajı kimisine göre 12, kimisine göre 18 km’lik uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun plajlarından biri. Patara Antik Kenti’nin hemen yanında, Kaş ve Kalkan’ın da ilerisinde bulunan (Fethiye’ye giderken) plaj aynı zamanda caretta carettaların da en önemli yumurtlama alanlarından birisidir ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafınca hazırlanan proje ile korunmaktadır. Patara Plajı’na giriş ücretli. Geçen sene (2016) gittiğimde plaj 7,5 ₺, antik kent ise 20 ₺’ydi. Gerçekten çok ama çok uzun bir plaj ve sadece giriş kısmında işletme bulunmakta. Denizine gelecek olursak, sürekli dalgalı ve gerçekten metrelerce yürüseniz dahi derinleşmeyen bir denize sahip. Gitmişken görülebilecek yerler arasında ama deniz açısından fazla önermiyorum. Burada gün batımı da ayrı keyifli oluyor, izlemenizi tavsiye edebilirim.

-Tekne Turuna Çıkın

Her yerde olduğu gibi, Kaş’ta da  tekne turuna çıkarak masmavi mükemmel koylara ulaşabilirsiniz. Kaş’ta iki tur seçeneğiniz var; biri Kekova, diğeri ise On İki Adalar turu. Zamanınız varsa ikisini de yapmanızı öneririm. Ancak ben zaman bulamadığımdan birini seçmek zorunda kaldım ve şansımı Kekova turundan yana kullandım.

Tekne turlarından herkes farklı şeyler bekler; kimi müzikli eğlenceli , kimi ise sakin bir gezi. Ben sessizliği tercih edenlerdendim; bu nedenle müzikli turlardan uzak durmak için ufak bir araştırma yapmam gerekti. Kaliteli ve sakin bir tur için en çok Bermuda Boat’un önerildiğini gördüm. Ancak tura çıkmak istediğim günden 2 gün önce sormama rağmen Bermuda Boat’un turunda yer kalmadığı için, yine Bermuda’nın önerisiyle Grand Safari Boat’u tercih ettim ve çok memnun kaldım. Grand Safari diğer turlardan farklı olarak İnönü Koyu’na uğramayarak kimsenin gitmediği sessiz ve yine aynı güzellikte bir koyu tercih ediyor. Adını hatırlayamadığımdan ve araştırmalarıma rağmen bulamadığımdan sizlerle paylaşamıyorum ama fotoğraflarını paylaşacağım. Sonrasında sırasıyla Yağlıca Koyu, Tersane Koyu, Batık Şehir, Hamidiye Koyu, Kaleköy, Üçağız, Akvaryum Koyu ve Çamlık Koyu’na uğrayıp bazı yerlerde yüzme molası bazı yerlerde ise bilgilendirmeler yapılarak Kaş’a dönüyor tekne. Sabah 10:00-10:30 gibi çıkıp 18:00-18:30 gibi dönüş yapıyor ve genelde tüm turlar 70 ₺.

IMG_3998

(Gittiğimiz ilk koy)

IMG_3999

(Yağlıca Koyu)

IMG_0577

(Batık şehir, suyun altında L şeklinde gözüken ise bir zamanlar liman olarak kullanılıyormuş.)

IMG_4002

(Üçağız Koyu ve lahitler)

IMG_4001

(Akvaryum Koyu)

IMG_3996

(Çamlık Koyu)

Kaleköy‘de 1 saatlik bir mola veriyor tekne ve karaya çıkabiliyorsunuz. Kaleköy’de tepedeki kaleye çıkabilir (yaklaşık 300 basamak kadar çıkmanız gerekiyor), el yapımı satılan eşyalara bakabilir veya ev yapımı meşhur dondurmasını yiyebilirsiniz. Kaleye çıktığınızda 10 ₺ gibi bir giriş ücreti (Müzekartınız varsa ücretsiz) verdikten sonra, muhteşem bir manzara ile karşılaşacaksınız. O sıcağın altında durup hayranlıkla izleyeceksiniz. Sizlere bir öneri olarak da arkadaki koyun manzarasına mutlaka bakın. Dondurmayı da “The I Am Here Cafe” de yemelisiniz. Burada keçi sütlü, frenk incirli, fındık, kahveli, karadutlu ve narlı gibi farklı dondurmak seçenekleri de mevcut. Özellikle keçi sütlü, frenk incirli ve karadutluyu öneriyorlar. Bence kesinlikle denemelisiniz, harikaydı.

IMG_3627

123

(Kaleden gözüken manzaranın sadece bir kısmı)

Bayrak’a çıkın

“Bayrak” denilen yer tüm Kaş’ı yukarıdan izleyebileceğiniz ve güneşi batırabileceğiniz, kısacası harika manzarası olan bir yer. Gündüzü ayrı, gecesi ayrı güzel olan lokasyonlardan biri ve gördüğüm kadarıyla Kaş’a gelen turistler burayı pek bilmiyor. Geceleri yıldızlara yakın olduğunuz ve Kaş’taki tüm seslerin size ulaştığı bir yer düşünün. Aşırı keyifli ve yeri geldiğinde huzurlu. Buraya navigasyonunuza “Bayrak” yazarak gidemiyorsunuz maalesef. Size az çok tarif edeyim, Kaş’tan Antalya’ya doğru giderken Eski Antalya Caddesi’ne gireceksiniz, sonrasında da sağda kalan ilk sokak olan Akasya Sokak’a. Akasya Sokak’ta yol soldan aşağıya doğru devam ederken sağ tarafta toprak yol gibi bir yolun içeri doğru girdiğini göreceksiniz. Arabanızı sokağa park etmeniz sizin için daha rahat olabilir, çünkü girdiğinizde de orada araba varsa, sonrasında çıkış sıkıntısı yaşayabilir. O toprak yolu sonuna kadar takip ettiğinizde, zaten uzun bir yol değil, karşınıza Kaş’ın en güzel manzarası ve Meis’i göreceksiniz. Bu arada, eğer gece gitmek isterseniz biraz önce bahsetmiş olduğum toprak yol çok karanlık olduğundan telefonunuzun ışığını açarsanız rahatlıkla ulaşabilirsiniz. İster sandalyenizi götürüp keyif yapın, isterseniz de gidip direkt kenara doğru oturup ayağınızı sallandırın. Seçim sizin. Burada gün batımına karşı şarabınızı içebilirsiniz. Bu tavsiyeye de birçok Kaş hakkında yazılan gezi yazılarında denk gelemezsiniz de diyeyim yeri gelmişken. Manzaranız da bu şekilde olacak.

IMG_3623

IMG_4003

IMG_0504

Nerede ne yenilir? 

Kaş, çoğu sahil kasabası gibi meyhaneleri ve rakı içebileceğiniz restoranları ile ünlüdür diyebilirim. Zaten giderseniz sokaklarının da buna çok uygun olduğunu görebilirsiniz. Şimdi diyeceksiniz ki, “iyi tamam hoş diyorsun da nereye gidelim”. Önce size deneyimleme fırsatı bulduğum iki meyhaneden sonrasında da gidemediğim ama önerebileceklerimden bahsedeceğim. Ruhi Bey Meyhanesi, burada kendinizi çok mutlu ve keyifli hissedeceksiniz. Çalışanlar çok ilgili ve güler yüzlü bir servis var. Mezeleri deseniz gerçekten inanılmaz. Bir de Kaş’ın meşhur sütte dil balığı.. Yanında da rakınızı istediniz mi, bambaşka bir dünya oluveriyor orası. Meze olarak, Atatürk ve kabaklı yoğurtlu adını unuttuğum mezesini tavsiye edebilirim sizlere. Sütte dil balığı ise o kadar güzeldi ki, balık gibi değil de adeta omlet gibiydi ve ağızda dağılıp, güzel bir tat bırakıyordu. Ruhi Bey de müzikler de ortama çok uyumlu, keyfinize keyif katıyor. Masanıza sizler için bir not bırakılıyor, rakıyla alakalı sözler bulunuyor onun içinde. Hesabı istediğinizde acaba hangi filmin kapağıyla gelecek diye de şimdiden meraklanabilirsiniz. Ah, bir de bir köşe var ki orada… Mutlaka gidin.

IMG_3895

IMG_3905

IMG_3904

IMG_3908

IMG_3910

IMG_3907

IMG_3912

Bezgin Meyhane, buraya geçen sene gitmiştim ve yanlış görmediysem şimdi Küçükçakıl Plajı’na yakın bir yere de açılmış ama benim bahsettiğim Kaş Merkez’de olan yeri. Masaların örtüsünden tutun, ortamın ışıklandırmasına kadar size keyif verebilecek bir yer.  Adeta meyhanenizin arka bahçesiymişcesine tatlı bir ortam var anlayacağınız. Mezeleri de, ara sıcakları da başarılı. Burada ana yemek tercih etmemiştik geçen sene.

Bu iki yer dışında sizlere tavsiye edebileceğim Üzüm Kızı var. Üzüm Kızı ve Üzüm Kızı Bahçe şeklinde iki paralel sokakta konumlanan bu restoranlardan Üzüm Kızı daha çok tercih ediliyor. Tercih edilme sebebi ise manzarası. Genelde gün batımı eşliğinde yemeklerini yemek veya içkilerini içmek isteyen insanların, tabiri caizse rezervasyonlara akın ettiği, bir yer. Buranın da sütte dil balığının lezzeti olduğunu birçok kişiden duydum. Diğer bir yer ise Tzatziki, küçük ve keyifli bir yer burası da. Özellikle çalışanların buradaki ilgi ve alakasını çok methederler. Mezeseverlerin daha çok tercih ettiği bir yer ve mezelerinin de lezzetli olduğu aşikar. Genel olarak tüm bu meyhanelerin fiyatları da birbirlerinden pek de farksız değil, Kaş’ın da bu konuda İstanbul’dan geri kalır bir yanı yok. Belki bir tık daha azdır o kadar ama hiç değilse burada verdiğiniz paranın karşılığını fazlasıyla güzel bir şekilde alıyorsunuz.

Derseniz ki ben rakı içmem, gelin size Kaş’ın diğer güzel restoranlarından bahsedeyim. Frida ve Homburger, Kaş’ta birbirine çok yakın mesafede olan çok lezzetli hamburger yiyebileceğiniz iki mekan. Üstelik size bu lezzetin yanında, güleryüzlü, ilgili ve dürüst bir servis sunuyorlar. Buradaki bir çok mekanda buna denk gelip şaşırabilirsiniz. Büyük şehirlerdeki soğuk, somurtkan ve ilgisiz servislerden sonra burası adeta farklı bir dünya. Bu mekanların işletmecilerinin bir kısmı zaten büyük şehirlerin keşmekeşinden sıkılıp gelmişler Kaş’a, bu sebep olacaktır ki müşteriye verilen değer ve hizmet bu kadar iyi. Frida, sanayileşmemek, daha doğrusu çok para kazanacaklar diye kaliteden ve lezzetten ödün vermemek, için günde sadece 36 tane hamburger köftesi hazırlamakta. Bunun için de erkenden gitmeniz iyi olacaktır. Sadece hamburgeri mi güzel buranın diyecek olursanız, hayır wrapi ve köftesi de güzel. Hatta köftesine b-a-y-ı-l-d-ı-m. Köftenin yanında makarna ve çok güzel olan patates kızartması da geliyor bilginize. Homburger’de de çok lezzetli hamburgerler yiyebilirsiniz. Bu iki mekan aklınızın bir köşesinde alternatif olarak kalmalı diyorum ve diğer seçeneklere geçiyorum. Fiyatları da ortalama seviyede denebilir.

IMG_3893

IMG_3892

IMG_3894

(Fotoğrafın solunda kalan restoran aşağıda bahsedeceğim Spaghettici)

IMG_0589

Pizza ve makarna gibi İtalyan lezzetleri arıyorsanız da iki adresiniz mevcut; Bella Vita ve Spaghettici. Ev yapımı Lazanya yemediyseniz ve ağzınızda uzun süre tat kalmasını istiyorsanız Kaş’ta Spaghettici’ye uğramalısınız. Kaş’ın birçok yerinde olduğu gibi güler yüzlü hizmet, ikramlar ve mükemmel bir lezzet. Sadece lazanya için değil, pizza ve makarnaları için de aynı şeyi söylemek mümkün. Porsiyonları büyük ve doyurucu. Fakat bunun da maddi bir karşılığı olacak tabii. Gelelim Bella Vita’ya, pizzasını gerçekten çok beğendim ve çeşit fazlasıyla vardı. Seçerken biraz kararsız kaldım desem yalan olmaz. Lokasyon olarak da güzel bir yerde aslında, Kaş Rıhtım ve izleyebiliyorsunuz meydanı, insanları. Buranın tek eksisi servisi diyebilirim. Bir defa giderek bu yorumu yapmak ne kadar doğru olur bilemiyorum ama her zaman öyle olduğunu da sanmıyorum açıkçası ve düşüncemin doğru olmasını umuyorum. Bella Vita’yı fiyat açısından ele alacak olursak ortalama denebilir. Kaş’ta genel olarak bakıp, fiyat-performans açısından değerlendirdiğinizde memnun ayrılacağınızı düşünüyorum.

IMG_3896

(Bella Vita)

Bunların dışında ise Bi’ Lokma kahvaltı için iyi bir tercih olabilir. Serpme kahvaltısı tek kişi için olduğu söylense de iki kişi hayli hayli doyuyorsunuz. Bir de burada “Annemin Böreği” var ki, gerçekten çok lezzetli. Tadına bakın mutlaka ama şunu da unutmayın o da porsiyonuyla sizi fazlasıyla doyuracaktır. Bir de bunların hepsini yediğinizde son olarak bir sodaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir de Kaş’ta görmüş olduğum “Tava Dondurma” veya “Uzakdoğu Dondurması” olarak adı geçen dondurmayı yiyedebilirsiniz, yapılışını izleyedebilirsiniz. Nasıl yapıldığını soracak olursanız da videoyu izleyebilirsiniz. Ehl-i Keyf restoranın yanında bulunan stanttan almanızı tavsiye edeceğim sizlere.

IMG_3901

IMG_3902

(Bi’ Lokma)

IMG_0612

IMG_3890

Kaş’ta nerede eğlenilir?

Bu sorunun cevabı; aslında her yerinde ama kulüp veya pub tarzı yerler hakkında da biraz bilgi vermek isterim. Kaş’ta bir sokağın içerisinde, zaten çarşıyı dolaşırken göreceksiniz mutlaka, yan yana mekanlar var. Bunların arasında “no:11” en iyisi. Kokteyl bar tarzında bir mekan diyebiliriz ve 90’lar Türkçe Pop ağırlıklı çalıyor. “Ben hiç sevmem öyle Türkçe Pop, 90’lar falan” deseniz dahi girin derim ben. Kokteylleri ve shotları hoşunuza gidecektir. no:11’de hem dışarıda hem de içeride kapalı alanda oturabilirsiniz ama daha çok dışarı tercih ediliyor. Burada içeri girerken kız-erkek sayısına dikkat ediliyor. Rezervasyon yaptırırsanız daha rahat olacaktır. Echo Bar ise ayakta içkiniz yudumlarken canlı performansların yapıldığı keyifli bir yer. Bomontiada’daki Babylon sahnesinin çok daha küçük bir alanda ve buranın da Kaş’ta olduğunu hayal edin. İşte karşınızda Echo Bar. Ağırlıklı olarak Jazz çalınan bir mekan ve fiyatlar da birazcık pahalı diyebilirim. Bir de büyük bir “Ayı” var. Bildiğiniz Ayı ortamını açık havaya taşımış ve oldukça güzel bir yer. Gideceğiniz döneme göre kalabalık veya boş olabilir. Kaş’ta genelde 03:00 civarında mekanlar kapanmaya başlıyor. İşte o zaman da Kaş Meydanı’na inip midyecilerin yanındaki taşların üzerine oturup sokak müzisyenlerinin çaldığı şarkılar eşliğinde sohbetinizi edip, çok keyifli zaman geçirebilirsiniz. Şanslıysanız ve hala midye kalmışsa onlar da muhabbetinizin yanına çerez olacaktır.

IMG_4011

Size elimden geldiğince tüm detayları Kaş’ı anlatmaya çalıştım. Biraz klişe olacak ama Kaş’ı birilerinden dinlemek ya da bir yerlerden okumak yerine, gidip kendiniz bir yaşayın. İşte o zaman birçok yerden farklı olduğunu anlayıp, tekrar tekrar gitmek isteyeceksiniz. Kaş’ın keyfini en güzel şekilde çıkarabilirsiniz umarım, çünkü böylesi tatil kültürüne sahip yerler çok fazla kalmadı artık. “Buranın happy houru güzel, akşam yemeğe yetişelim, sonra şurada eğlenmeye gidelim” koşuşturmasından uzakta bir tatil için çok iyi bir tercih burası. Siz de bunlardan yorulduysanız, doğru yazıyı okudunuz demektir. Daha fazla fotoğraf görmek istiyorum derseniz Spontanist (@spontanistt) veya benim (@tugrulozcelik) Instagram hesaplarına bakabilirsiniz. Bu yazımın da sonuna gelmiş bulunmaktayız. Lafı daha da uzatmıyorum, sonraki yazılarımda görüşmek üzere. Kendinize iyi davranmayı unutmayın, anı yakalayın ve paylaşın.

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.