Genel, Seyahat, Yurtiçi

Cunda Tatilim

9 Eylül 2016

Herkese Selam,

Geçmiş bayram tatilimin 3 gecelik bir kısımını Cunda’da geçirmem sonucunda sizlere Cunda ile alakalı bir yazı sunmaya karar verdim. Tabii bu yazıyı hazırladıktan sonra koymam biraz uzun zaman aldı. En azından bir bayram daha atlatmadan sizlere sunmak istedim.

Bundan 2 sene önce Cunda’ya geldiğim zaman gezilmesi gereken tüm yerleri gezip, deniz ve dinlenme kısımını biraz atlamıştım. Bu sefer ise deniz, keyif,yeme-içme ve dinlenme tatili için Cunda’yı değerlendirdim. Bu yazımda Cunda’ya geldiğinizde neler yapabileceğinizle alakalı soru cevap biçiminde ilerlemek istiyorum.

Öncelikle Cunda ilk boğaz köprüsü ile geçilebilen bir adadır. Cunda; sakinliği, huzuru içinde barındıran bir ada. Bana göre gelişmekte olan bir ada. Gelişmekte dememe bakmayın bu gelişmişlik içinde doğallığı da barındıran bir evre. Şimdi soru-cevap biçiminde ilerleyeceğim yazımın ilk sorusu ile başlangıcımı yapıyorum.

1- Cunda’da nerede konakladım?

Cunda Fora Butik Otel adlı inanılmaz tatlı bir otelde kaldım. Yaklaşık 1 yıllarını tamamlamış olan bu otel içinde modernlik barındıran yapıya sahip. Bu otelde temizlik,hijyen karşılama, kahvaltı çok çok iyiydi. Kahvaltı dediğime bakmayın tam bir şölen havasında. Ne yesem, hangisinden yesem derken kendimi kaybetmiş biçimde buldum. Bu otel merkeze yürüme mesafesinde. İlk gün geldiğimizde otelin merkeze yakınlığını kestiremediğimiz için arabayı çıkartalım dedik ancak yolculuğumuz 1 dakika bile sürmedi diyebilirim. Daha sonraki günlerde de zaten arabayı çıkarmayıp merkeze yürüyerek gittik.

img_7636

img_7646

img_7651

2- Cunda’da nerede denize girdim?

Cunda’ya gelmeden önce bana en çok sorulan şeylerden biri de ‘Nerede denize gireceksin?’ sorusu oldu. Haliyle biz de acaba 2 sene önceki gibi değil mi buranın denizi diye bir tereddüt yaşadık. Daha önce geldiğimizde Patriça koyu denilen koyda denize girmiştik. Bu sefer de yine Patriça koyuna gitme kararına vardık çünkü Sarımsaklı plajı çok kalabalık oluyor. Patriça koyunda Bıyıklı Beach’e geldik ve orada loca kiraladık. Loca dediğime bakmayın burada fiyatlar Bodrumdaki beachlere kıyasla daha uygun ancak Cunda çevresi için de biraz fiyatlar yukarıda. Sadece size ait olan bu localarda denizin üzerinde keyifli vakit geçirmek garanti. Denizi de çok temiz, berrak ve de tuzlu. Denizde derinlere ulaşabilmek için epey bir ilerlemek gerekiyor çünkü çok geç derinleşiyor. Yemek konusunda da bu beachte biraz sıkıntı çektik. Öğlen yemeği zamanında yemek kalmadığı söylendi yani sadece sosis, patates kızartması gibi ürünler kalmıştı üstelik bu beachin pansiyon kısımı da var, bu biraz beni şaşırttı açıkçası.

fullsizerender-kopya-3

img_7641img_7640

fullsizerender-kopya-2

Patriça Koyu dışında genellikle insanlar Sarımsaklı, Pissa Koyu (İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Bademli Köyünün hemen yanında) ve Ada Camping’i tercih edebiliyorlar.

Cunda’da denize girmediğim fakat araştırmalarım sonucunda son gün bulduğum bir yer olan Ada Camping’den bahsetmek istiyorum. Adı üzerinde aslında camping alanı ve oteli de bulunuyor. Otel dediğim bungalov tarzında küçük odaları var ancak en büyük artısı deniz kenarında olması. Ada Camping’e bakmaya akşama doğru gittiğim için denize girme şansı bulamadım ancak bir daha Cunda’da tatile gelirsem burada denize girmeye geleceğim bu yüzden sizlerle de paylaşmak istedim.

fullsizerender-3

3- Cunda’da nerede ne yenir, içilir ?

Cunda’da yemek konusunda baya tatsız durumlar yaşadım. Tatilci olarak gidildiğinde çok fazla lezzetli yemek seçeneği olduğunu düşünmüyorum. Birkaç öneri sonucunda gittiğim yerler dışında dışarıdan bakıp haydi oturalım dediğim her yer tam anlamıyla hüsrandı. Bu kadar tatilcinin uğrak bir yeri olan Cunda’da lezzetli bir şeyler yiyebileceğiniz yer sayısı az. Benim lezzetli bir şeyler yemekten kastım ise gittiğim yere özel ve lezzetli balık mezeleri. Bu kadar yol geldikten sonra en güzel balık mezelerini yemek hakkımdır diye düşünüyorum 🙂 Cunda’da meze yenilebilecek EN güzel yer Atalante. Tam umudumu kaybetmişken instagram Dm’den gelen bir öneri ile kendimi koşa koşa buraya attım.

img_7644

fullsizerender-kopya

İnstagram’dan bana bu mekanı öneren bir blog sayfası idi. Bu kişi ile de tesadüf eseri tam lokmacının videosunu çekeceğim sırada tanışma fırsatı buldum. ‘Nasıl mı?’ derseniz eğer tam lokmacıda durup video çekerken bana doğru ‘Sen Spontanist misin?!’ diye gelen biri gördüm ve böylece bana Cunda’da lezzetli yemek önerisi veren kişi ile tanışmış olduk. Değişik bir his, tanımadığın birinin seni tanıyarak sana doğru gelmesi… Açıkçası duygulandım, bir o kadar da mutlu oldum!

Not: Eğer bu yazımı okuyorsan; önerilerin için çok çok teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin 🙂

  • Cundanın Taş Kahvesi meşhurdur. Burada kahve içmeden hiç bir yere gidemezsiniz. Her zaman kalabalıktır.

img_7707

  • Lokmacıya geldi sıra! Lokma İmparatoru’nun lokmasını yemeden de dönmek olmaz. 
  • Sakızlı dondurma. Meşhur mu meşhur, onu da yemeden dönebileceğini hiç sanmıyorum.

img_7645

  • Karadeniz Pastanesi… Kurabiye ve çay eşliğinde orda keyif yapmadan nereye gidiyorsun? Sakızlı Kurabiyeden kutu kutu paket yaptırıp dönen dolu…

fullsizerender-2

img_7652

snapseed-photo

Bunların dışında;

  • Cunda’nın ara sokaklarında kaybol!
  • Ara sokakları keşfederken bol bol fotoğraf çek.
  • Müze olarak kullanılan Taksiyarhis Klisesine git.
  • Değirmen ve Klisenin bulunduğu tepeye çık, derin bir nefes al ve manzaranın tadını çıkart.

                                img_7653

                                       Bir sonraki yazımda görüşmek üzere 🙂 Sevgiyle kalın!

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.