Yaşam

Felsefenin Eli Değmiş Klişeler

31 Ocak 2017

Okuduğum her şey bende farklı çağrışımlar yaratıyor ve ister istemez günlük hayatımda süregelen olaylarla bağlantılar kurarken buluyorum kendimi. Bazen kafa karıştırıcı, bazen yorucu ama çoğu zaman da açıklayıcı olan bu tavrımdan da asla vazgeçemiyorum. Bu yazıda da okuduğum bölüm olan felsefenin günlük hayattaki bakış açılarımda ister istemez yarattığı etkilerden bir örnek sunmak istedim.

Günlük hayatımızda sürekli bir tavsiye olarak yakınlarımızdan işittiğimiz , her kişisel gelişim konulu yazının da içine sinmiş klişeler vardır. “Başkalarının eleştirilerinin sizde iz bırakmasına izin vermeyin ve başkalarının sözleriyle kendinizi değerlendirmeyin.” gibi… Peki neden?

Bergson’un -tabii ki bambaşka bir mevzuyu açıklamak için üzerinde durduğu- görüşleri ile neden başkalarının sözlerinin bizim hayatımızda belirleyici olmaması gerektiği sorusu arasında kendi kafamda kurduğum bağlantı bana yeni bir açıklama kazandırdı.

Bergson’a göre her şey birbirinden farklıdır ve hiçbir şey birbirlerine benzemez. Varlık sürekli bir değişim ve oluş halindedir. Dilde kullandığımız her kavram ise; şeylerin özel yanlarını dışlayarak o şeyi tek bir özelliği ile sonsuz sayıdaki şeyle ortak kılar. Ve onu durağan ve sabit bir biçimde ele alması sebebi ile, varlık sürekli değişirken o tek bir anı niteler. Bu sebepten ötürü aynı kelime farklı zihinlerde çok farklı şeyleri ifade eder. Hatta ve hatta biz de sürekli değişim halinde olduğumuzdan bir kelimenin dün bize ifade ettiği şeyle bugün ifade ettiği şey asla aynı değildir.

Başkalarının değer yargıları ve beklentileri doğrultusunda hareket etmek her şeyden önce kifayetsizdir. Çünkü bunları ifade ettikleri kelimeler her zihinde farklı şeyleri ifade ederler. Biz bu kelimelerin arkasında yatanı  tam olarak anlayamayacağımızdan belki de bu beklentileri asla tam olarak karşılayamayabiliriz. Bu yıpratıcı uğraştan vazgeçelim. Eleştirilerin yapıcı kısımlarını alalım, yıkıcı kısımlarını duymazdan gelelim. Başkalarının beklentilerini değil, kendimizin kendimizle ilgili beklentilerini karşılayalım. Kendimizi dinleyip, yine kendimizi takip edelim.

Üstteki paragrafta gayet yüzeysel bir biçimde noktaladığım yazıma samimiyet katmak gerekir ise; ben ne bir psikoloğum ne de çok şey yaşamış geçirmiş bilge biri… İnsanlara nasihat vermek benim haddim değil. Bu yazı her şeyden önce kendim için bir tavsiye niteliğinde. Bazı geceler yatağıma girip gözlerimi kapadığımda saatlerce insanların kurdukları cümleler üzerinde düşünüyorum, kendimi eleştiriyor ve hatta suçluyorum. Belki de bu konuda bir hassasiyetim olduğu için Bergson’un dil felsefesi hakkındaki düşüncelerinden bu sonuçları çıkarmaya meyilliydim bilemiyorum. Bildiğim şey ise başkalarının beklentilerini karşılamaya çalışmanın ne kadar yorucu ve yıpratıcı olduğu. Okuduğunuz için teşekkürler.

DENİZ YILMAZ

Kaynakça ; Atakan Altınörs , Bergson ve Dil Anlayışı

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.