Yaşam

Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi

21 Şubat 2017

“Tarih tek bir anlatı değildir; aksine binlerce çeşit anlatıdan meydana gelir. Neyi anlatmayı seçersek bir diğerini susturmayı tercih etmiş oluruz.”

Sapiens kitabıyla bizlere insanoğlunun geçmişten bugüne kadar ki serüvenini anlatan Noal Harari, bu sefer de karşımıza kendi deyimiyle “yarının kısa bir tarihi” ile çıkıyor. Bir önceki kitabı çok beğendiğim için bu kitaba başlarken içimde güzel bir heyecan vardı. Fakat okurken anladım ki gelecek hakkında bir şeyler okumak insanı geçmiş hakkında öğrendiklerinden çok daha fazla huzursuz edebiliyormuş. Varsayımlar, belkiler, ihtimaller derken Homo Deus’un biraz gözünüzü korkutacağını, biraz da sizleri gelecekle ilgili heyecanlandıracağını söylemem mümkün.

Kitap üç kısımdan oluşuyor; Homo Sapiens Dünyayı Fethediyor, Homo Sapiens Dünyayı Anlamlandırıyor ve son olarak Homo Sapiens Kontrolü Kaybediyor. İlk kitabı okumadım ikinci kitabı anlar mıyım diye düşünüyorsanız, hiç merak etmeyin Noah Harari size bu konuda yeterince yardımcı oluyor. Kitap, üç ana bölümden önce “İnsanın Yeni Gündemi” adında bir bölüm ile başlıyor; insanın geçmişten bugüne değişen değer kavramlarını (siyaset, terör, bilim, sağlık, prestij, vb.) ve dünyanın anlamlandırılışı hakkında kısa bir özet gibi düşünebilirsiniz.

IMG_0931

“Yeni tarih, “Bugünkü halimizin ne doğal olduğunu ne de sonsuza dek süreceğini,” söyler.”

Daha sonrasında ise tüm kitap boyunca duyacağınız “algoritma” kavramı ile tanışıyorsunuz. Peki algoritma gerçekten de nedir? Algoritma aslında bir yöntemdir; sorun çözmek ve karara varmak için algoritmalar kurarız, yemek tarifi gibi düşünebilirsiniz, ve doğru algoritmayı kuramayan canlı genlerini bir sonraki nesillere aktaramaz ya da yemeğini istediği lezzette hazırlayamaz gibi.  Harari’ye göre tüm duygularımız ve duyumlarımız da aslında algoritmaların işi. Hatta kendi öz irademizi varlığını bile sorgulayacak kadar ileri taşıyabiliyor bu kavramı. Ben kitabın bu kısmında sizleri etkilemek istemediğim için yorumu sizlere bırakıyorum. Algoritma kavramı gerçekten hayatımızda ne derecede etkili, bilincimiz, duyularımız kim tarafından kontrol ediliyor kitap boyunca aklınızda dönecek olan sorulardan sadece birkaçı…

“Homo sapiens kalabalık gruplarla bile esnek işbirliği yapabilen tek tür olduğu için dünyaya hükmediyor.”

Kitapta ilerledikçe dünyada ön plana çıkmış belli başlı kavramları inceliyoruz; hümanizm, liberalizm, faşizm, Radikal İslam gibi. Bu kavramları benimseyen toplumların işleyişinde ve ilerleyişindeki farklılıklara detaylıca değiniyor Harari.

Son olarak ise homo sapiensin kontrolü kaybettiği bölüme geliyoruz. Bilim hızla yükseliyor, yapılan yeni deneyler, robotlar vb. bir sürü yenilik çıkıyor karşımıza; “Tanrı İnsan” da bu kavramların aslında en kapsamlısı. İnsanın ölümsüzlük üzerine yürüttüğü çalışmalar, beynin derinliklerine dair adım adım ilerlemesi, insan ömrünün uzaması, bu amaç uğrunda atılan adımların sadece bir başlangıcı.

Bir de “dataizm” çıkıyor karşımıza. Elektronik algoritmaların bir noktada biyokimyasal algoritmaların sırrını çözebileceğini hatta onlardan daha üstün  hale gelebileceğini savunuyor. Çok da haksız sayılmaz aslında; sadece sosyal medya hesaplarınızdan bile sizin hakkınızda her türlü bilgiye sahip olunabiliyor artık.  Bu bölümde bir cümle hem çok hoşuma gitti hem de bazı şeyleri çok acımasızca yüzüme vurdu aslında. Harari diyor ki; “Dataizm Homo sapiens’i, Homo sapiens’in diğer hayvanlara yaptığını yapmakla tehdit ediyor.” Yani onu değersizleştiriyor.

Kitap hakkında yazmak istediğim, tartışmak istediğim çok fazla konu var. Fakat, kaptırıp da tüm kitabı anlatmamak adına daha fazla uzatmıyorum. “Homo Deus” gerçekten de yarın hakkında bize gerçekçi bilgiler sunuyor. Her zaman olduğu gibi bundan sonrası bizim ellerimizde.

Hepinize keyifli okumalar diliyorum..

 

Kitabın adı: Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi

Yazarı: Yuval Noah Harari

Yayınevi: Kolektif Kitap

Çeviren: Poyzan Nur Taneli

 

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.