Yaşam

Kazanan Yalnızdır

20 Eylül 2016

“Yaşamı doğru bir biçimde kavramak istiyorsak, ölümün bilincine varmalıydık. Gelişmek için mücadele etmeliydik, ama mücadele ederken kazandığımız gücün tuzağına düşmeden, çünkü böyle bir gücün değeri olmadığını biliyorduk…”

Küçükken herkesin geleceğe dair değişik hayalleri vardır. Genellikle televizyonlarda gördüğümüz o mükemmel gözüken hayatlar daha çok hoşumuza gider. En azından benim için öyleydi. Manken olmak isterdim mesela. Keyifli bir hayat sürdüklerine inanırdım. Kolay yoldan para kazandıklarını geçirirdim içimden. Fakat sonra boyum 1.65’i geçmeyince manken olma fikri benim için hayalden öteye gidemedi.

İşte Paulo Coelho’nun “Kazanan Yalnızdır” romanında imrendiğimiz, güzel diye düşündüğümüz o hayatların, Coelho’nun değimiyle, “süpersınıf”ın aslında nasıl bir hayat yaşadığını bizlere anlatıyor.

Roman, Rus bir milyarder olan İgor’un eski karısına, Ewa’ya, ulaşmak amaçlı gittiği Cannes Film Festivali’nde yaşanan 24 saatlik bir zaman dilimini anlatıyor. Aynı zamanda eski karısı da festivale milyarder bir modacı olan yeni eşi ile katılıyor. Kitapta anlatılmak istenilene bakınca mekanın bir rastlantı olmadığı aşikar. Festival programında bir davetten diğerine koştururken çeşit çeşit karakter ile karşılaşmak mümkün.

“Hayat bir insanın iradesini sınamak için pek çok yönteme başvurur.Ya hiçbir şeyin olmamasını sağlar ya da her şeyin bir anda olmasını.”

Öncelikle karşımıza çok zengin olan bir sınıf çıkıyor. Kimisi iş adamı, kimisi manken ya da oyuncu. Daha sonraları yapımcılar, yönetmenler ve film dağıtıcıları alıyor sahneyi. Son olarak da süpersınıf olabilmek için bütün hayatını bir kenara bırakmış insanlar… Hepsinin ortak noktasına bakıldığında ise şan şöhret veya daha fazla para, daha fazla mevki sahip olabilmek için kendi mutluluklarını, benliklerini bırakmış insanlar görüyoruz.

img_8154

“İnsanlar hiç tatmin olmazlar. Ellerindeki azsa, daha fazlasını isterler. Ellerindeki çoksa, daha da çoğunu isterler. Daha da çoğunu elde ettiklerinde ise, keşke azla mutlu olabilseydik derler, ama bu yönde küçücük bir çaba bile harcayamazlar…”

Romanda ön plana çıkan bir diğer konu ise İgor’un Ewa’yı geri kazanmak uğruna seçtiği değişik yol oluyor. İgor dünyasını yok ettiği her bedende, yani aşk uğruna feda ettiği her canda Ewa’nın onun aşkını anlayıp ona dönme ihtimalinin artacağına inanıyor. Fakat pek de planladığı gibi gitmiyor durum.

Bir de oyuncu olmaya çabalayan Gabriela var. Küçüklükten beri tek hayali. Davetlerde boy göstermek, arkadaşlarının gözünde imkansızı başarmak için ordan oraya koşturup durmuş. Kazandığı ilk başrolle hayatı hatta kimliği değişiyor. Yeni bir isim, yeni kurallar.. Kısacası hayatının iplerini bir başkasına teslim ediyor.

Kitap boyunca süpersınıf’ın ve süpersınıftan olmak için çabalayan inşaların iç dünyasına bir yolculuk yapıyoruz. Paranın merkezde bulunduğu bu hayatlarda, doğru orantıda doyumsuzluk hissinin de fazlaca var olduğunu görüyoruz. Daha da ilginç olanı ise durumun farkında olan, kendi hayatlarını diledikleri gibi yaşayamadıklarına inanan insanların bile şöhretlerini kaybetme korkusu ile mutsuz oldukları hayatlara bağlı oluşlarını görüyoruz. Coelho’nun her romanında yaptığı gibi Kazanan Yalnızdır’da da okuyucunun kendi iç dünyasına dönmesine yardımcı oluyor. Belki sizin etrafınızdaki örnekler Rus milyarderler ya da mankenler değildir fakat eminim herkesin etrafında para ve gösteriş uğruna hayatlarını heba eden insanlar vardır. Bence mutluluk insanın içinde olması gereken bir şeydir. İnsan elindekilerle yetinmeyi öğrendiğinde huzurunu kazanır diye düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde iyi ki boyum daha uzamamış da mankenlik yolunda kendimi paralamamışım diye de düşünmedim diyemem. Umarım sizlerde kendi hayatlarınız adına güzel şeyler bulabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

Ayrıca yazıdaki fotoğraf için Spontanist yazarı arkadaşım Tuğrul’a çok teşekkür ederim.

 

Kitabın adı: Kazanan Yalnızdır

Yazarı: Paulo Coelho

Yayınevi: Can Yayınları

 

 

Hoşunuza gidebilir

2 Yorum

  • Yanıtla Anadolu Feneri Köyü | Spontanist 20 Eylül 2016 at 19:09

    […] kitap okumak keyifli hale getiriyor ve tavsiye üzerine başladığım Paulo Coelho’nun bu kitabını da sizlere öneririm henüz başlarında olsam da kendini okutturan bir […]

  • Yanıtla Volkan 22 Eylül 2016 at 14:26

    Bu kitap da çok güzel. Aklıma gelen bir söz var schopenhauer’ın para Deniz suyu gibidir ne kadar çok içersen o kadar daha susarsın bu günleri görmüş hep 😔 Teşekkür ederim aydınlattığınız için ☺️☺️

  • Yorum Bırak

    error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.