Yaşam

Kedi Beşiği

21 Haziran 2017

“Birazdan size anlatacaklarım gerçeklerin hepsi arsız yalanlardır. Kullanışlı bir dinin yalanlar üzerine nasıl inşa edilebileceğini anlayamayan, bu kitabı da anlayamayacaktır.”

Son zamanlarda finaller, projeler derken kitap okumaya pek vakit bulamadım ve Kurt Vonnegut’un Kedi Beşiği romanı çok uzun zamandır okumak istediğim kitaplar arasındaydı. Açıkçası bulmakta biraz zorlandım, hatta internetten istemek zorunda kaldım bile diyebilirim. Neden bilmiyorum ama hangi kitapçıya sorsam elimizde kalmamış, bitmiş, bir süre gelmez gibi cevaplar aldım.  Neyse ki internet her derde deva :).

Şimdi sizden iki konuyu düşünmenizi isteyeceğim: bilim ve din. Fakat bilime de dine de o her zaman baktığımız pencereden değil de bambaşka bir yerden bakacağız bugün, tıpkı Vonnegut gibi.

Kitap bilim-kurgu romanı olarak geçiyor, kara mizah içeren bir dili ve kolay okunur bir üslubu var. Fakat itiraf etmek gerekirse benim çok fazla hoşuma gitmeyen bir üslup bu. Roman, bir gazetecinin, John, Hiroşima’ya atom bombası atılan gün insanların ne yaptığını ve neler hissettiğini merak etmesi, bunun üzerine bombanın mucitlerinden Dr. Felix Hoenniker’in ailesini araştırmasıyla başlıyor. Araştırması sırasında Hoenniker’in ölmeden önce son keşfi olan Buz Dokuz maddesinin de varlığını öğreniyor ve bu madde değdiği her şeyi katılaştırma özelliğine sahip, kullanım alanına göre çok tehlikeli olabilecek bir özellik taşıyor. Romanın asıl can alıcı kısımları ise, John, Hoenniker’in ailesi ve birkaç başka insanın bir tesadüf üzerine fakir bir ada olan San Lorenzo’ya gitmesi ile başlıyor.

Şimdi sizden düşünmenizi istediğim din konusuna gelirsek, San Lorenzo adasında Bokonon’un icat ettiği, her ne kadar yasaklanmış olsa da, herkes tarafından kabul gören Bokononculuk dinine inanılıyor. Din kitapta insanlara inanmaları ve kendilerini daha iyi hissetmeleri için söylenen yalanlar olarak çıkıyor karşımıza. Bokonon her defasında insanlara o anlık onları daha iyi hissettirecek, hayatlarını anlamlandırabilecekleri yalanlar veriyor; insanlarda Bokonon’un söylediği her şeye kayıtsız şartsız itaat ediyor, bu ölümlerine sebep olabilecek olsa bile. Fakat Bokonon ülke içerisinde aranan ve  idama mahkum edilmiş bir adam. Fakat bunun onu daha da güçlü kılacağına inanıyor ve bu durumun böyle oluşundan da gayet memnun.

P1013402“Sizi cesur ve iyi yürekli ve sağlıklı ve mutlu kılan fomayla* yaşayın.”

Bilim konusuna bakarsak ise, Vonnegut bilimi aslında ciddi bir şekilde eleştiriyor. İnsanların sonuçlarına bakmadan, çıkarları ve kazançları uğruna ürettiği şeylerin aslında hayatımızı kolaylaştırmaktan çok tehdit edişini gözler önüne seriyor. Yukarıda bahsettiğim Buz Dokuz maddesi mesela, askerlerin rahat yürümesi için çamuru katılaştırmak amaçlı üretilse de daha sonlarında askerlerin su kaynaklarını yok etme amacı taşımaya başlıyor. İnsanların materyalist hedefleri arttıkça bilimin tehlikeleri yanlarının hayatımızı daha fazla yönetmeye başladığını ve bunun kötü bir sona doğru ilerlediğini kitapta da trajikomik bir sonla görüyoruz.

Peki, insanlara bulundukları durumu katlanabilir hale getirmek için yalanlar veren Bokonon için iyi veya kötü demek istesek hangisini söylerdik? İşte kitabın en büyük ikilemide burada ortaya çıkıyor, dünya bu kadar materyalist zevkler, çıkarlar uğruna dönerken, bilim bile gücü olan insanların çıkarları uğruna hizmet vermeye başlamışken; yalanlar, yani Vonnegut’a göre din, bizi olup bitene kayıtsız kılarak gerçekten de doğru bir şeye mi hizmet ediyor?

Siz ne düşünüyorsunuz ?

 

Not: Neden kedi beşiği derseniz açıklayayım : “En eski oyunlardan biridir kedi beşiği. Eskimolar dahi bilir. Belki yüz bin yıl veya daha uzun zamandan beri yetişkinler çocuklarının yüzlerine doğru işte böyle birbirine dolanmış iplikler sallar. Çocukların delirmesine şaşmamak lazım. Kedi beşiği dediğiniz, bir insanın ellerinin arasındaki X harflerinden başka bir şey değildir ve çocuklar bu X’lere bakar durur… Ne kedi görürler ne beşik…” Aynı zamanda Felix Hoenniker’in de en sevdiği oyundur ve kitabın başında bu oyunu oğluna gösterdiğinde çocuk korkarak uzaklaşır; yani demek istenen şudur bazen masum gözüken bir şey bile beklenmedik derecede korkutucu ve zararlı olabilir.

*Zararsız yalanlar

 

Kitabın adı: Kedi Beşiği

Yazarı: Kurt Vonnegut

Yayın evi: April

 

 

 

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.