Yaşam

Kısa ve Öz Olmak

28 Ocak 2017

Hayatımda iş, okul ve bir yandan da spontanist derken kendimi koşuşturmalı bir dönem içerisinde buldum. Bu dönemde edindiğim iş tecrübeleri ile kısa ve öz olmanın etkiyi daha çok arttırdığını fark ettim.

Bir toplantıya girdiğim zaman upuzun sunumlardan oluşan projeleri dinlerken kendimi kaybolmuş hissettim. Bir yandan telefonuma gelen mesajlar, uyarılar ve e-mailler derken konudan koptum.

Bu konuda sadece benim mi hatam vardı? Hayır… Günümüz iş hayatında artık her dakika her saat dilimi çok büyük önem taşıyor. Neden mi? Proje dolu bir dönemde işleri yetiştirmeye çalışırken binlerce e-mail ve mesajlar arasında kayboluyoruz. Toplantılardan da edineceğimiz bilgilerin hep en pratik ve kısa yoldan olmasını istiyoruz. Ancak bu yolu tercih edenler yok denecek kadar az.

Bir fikir ile yola koyulan ve sunum yapan bir şirket,kuruluş veya kişi projesini ne kadar uzun anlatırsa o kadar iyidir diye düşünürken aslında yanılıyor. Gereken ilgiyi çekmek için anlatmak istediği mesajı en başta verip, daha sonra kısa ve pratik bir yoldan konuyu özet geçmeli.

Elimize gelen yüzlerce sayfa dökümanı okurken kim mutlu oluyor söylesenize… Ben okurum, tüm dikkatimi de veririm derseniz bence büyük bir yanılgıdır.

Karşınızdaki kişinin ilgisini çekmenin en güzel yolu pratik ve basit anlatım tarzıdır. Garanti olan bence; daha az sözle daha çok etki yaratabilmek. Bu etki ile de işi alan upuzun sıkıcı sunumlar yerine, sizinki olur. 🙂

Bu tipte yazılarımın devamı gelecek, takipte kalın !

Hoşunuza gidebilir

Yorum Yok

Yorum Bırak

error: Sitemizden içerik kopyalamak yasaktır.